IBAN’ını paylaştığı, hesabını kullandırdığı ya da bir “arkadaş ricasına” güvendiği için nitelikli dolandırıcılıkla yargılanan binlerce kişi, TBMM’ne sesleniyor. Zararları ödemelerine rağmen onlarca yıl hapis tehdidiyle karşı karşıya kalan mağdurlar, 12. Yargı Paketi’nde uzlaşma talep ediyor.
Türkiye’de son yıllarda hızla artan dijital dolandırıcılık vakaları, beklenmedik bir mağdur kitlesi daha yarattı: TCK 158 mağdurları.
Sosyal medya üzerinden iş vaadi, kredi teklifi, yatırım çağrısı ya da “hesabım bloke oldu” bahanesiyle kandırılan binlerce kişi, neye alet edildiğini dahi bilmeden kendini nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla ağır ceza mahkemelerinde buldu.
Bu kişiler arasında üniversite öğrencileri, işsiz gençler, ev kadınları ve emekliler var. Çoğu, suçtan hiçbir menfaat elde etmediğini, yalnızca yardım ettiğini ya da yönlendirildiğini söylüyor. Ancak uygulamada, hesabına gelen her işlem ayrı suç kabul ediliyor. Bu durum, fiilen dolandırıcılığı yapmayan kişilerin 20–30 yıl hapis tehdidiyle yargılanmasına yol açıyor.
“Asıl Failler Dışarıda, En Ağır Ceza Masumlara”
Dosyalarda dikkat çeken ortak tablo şu:
Organize dolandırıcılık ağlarının gerçek failleri çoğu zaman tespit edilemiyor. Buna karşın, sistemin en kolay ulaştığı halka olan hesap sahipleri, asıl fail gibi cezalandırılıyor.
Zararlar ödenmiş olsa dahi kamu davaları devam ediyor; uzlaşma yolu kapalı olduğu için telafi imkânı ortadan kalkıyor.
Birçok aile için bu süreç, yalnızca hukuki değil psikolojik ve sosyal bir yıkım anlamına geliyor. Eğitimini bırakmak zorunda kalan gençler, dağılan aileler ve artan intihar vakaları, mağduriyetin ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor.
Annelerin Feryadı Meclis’e Taşınıyor
TCK 158 mağduriyetinin en ağır yükünü ise anneler taşıyor.
Evladının geleceğinin “bir tuşla” karardığını söyleyen anneler, sosyal medyada paylaştıkları videolarla adalet çağrısı yapıyor. “Anneciğim” diyerek cezaevinde uyanan gençlerin hikâyeleri, kamuoyunda derin yankı uyandırıyor.
Bu nedenle mağdurlar ve aileleri, TBMM’ye giderek taleplerini doğrudan Meclis’e taşımaya hazırlanıyor. Amaçları cezasızlık değil; zararın giderilmesi, uzlaşma ve gerçek faillerin ayrıştırılması.
12. Yargı Paketi İçin Net Talep: Uzlaşma
Mağdurların ortak talebi açık:
- TCK 158’in uzlaşma kapsamına alınması,
- CMK 253’te düzenleme yapılması,
- Kastı ve menfaati olmayan kişilerin asıl faillerle aynı kefeye konulmaması.
Hukukçulara göre; hesabın kaç kez kullanıldığı, paranın nereye aktarıldığı, komisyon alınıp alınmadığı ve suç örgütü bağlantısı gibi kriterler dikkate alınmadan verilen cezalar adalet duygusunu zedeliyor.
“Bu Bir Sistem Sorunu”
Uzmanlar, yaşananların bireysel hatalarla açıklanamayacağını vurguluyor.
Bankacılık sistemindeki dijitalleşme, sosyal medya denetimsizliği ve bilişim suçlarının hızlı evrimi karşısında mevcut uygulamaların yetersiz kaldığı ifade ediliyor.
Mağdurlar ise tek bir noktada birleşiyor:
“Hukuk, kandıranı değil kandırılanı korumalı.”
TCK 158 mağduriyeti bugün yalnızca bir ceza maddesi değil; toplumsal bir adalet sorunu olarak Meclis’in önünde duruyor.

