TBMM’de IBAN düzenlemesi görüşülürken dolandırıcılık mağdurlarının durumu gündeme geldi, meclis genel kurul görüntüsü – Gazete GezegenMecliste IBAN mağduriyeti tartışması, düzenleme hazırlıkları ve vatandaşları ilgilendiren kritik görüşmeler.

IBAN’ını kullandırdığı için dolandırıcılık suçlamasıyla yargılanan binlerce vatandaş için kritik gelişme… TBMM Adalet Komisyonu’nda hesap kullandırma, menfaat kastı, Yargıtay uygulamaları ve olası yasal düzenlemeler detaylı biçimde tartışıldı.

TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşülen kanun değişiklikleri sırasında, uzun süredir kamuoyunun gündeminde olan “IBAN mağduriyetleri” geniş biçimde ele alındı. Özellikle TCK 158 (nitelikli dolandırıcılık) kapsamında sırf IBAN’ını verdiği için yargılanan ve ağır cezalara çarptırılma riski bulunan binlerce kişi tartışmaların odağına yerleşti.

Adalet Bakan Yardımcısı Niyazi Acar, uygulamada yaşanan sorunları ayrıntılı şekilde aktararak, özellikle hesap kullandırma – haksız menfaat – kast ayrımının Yargıtay tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Acar, komisyon tutanaklarına göre, savcılıkların şu tespitleri yaptığını aktardı:

  • Dolandırıcılar parayı genellikle ATM’den çektiriyor.
  • Kuryeler 1., 2. veya 3. kişilerin adına açılan hesapları kullanıyor.
  • Çekim anındaki görüntülerde yüzlerin kapatıldığı görülüyor.
  • Bazı mağdurlar, tanıdıklarının isteği üzerine hiçbir menfaat elde etmeden IBAN’larını paylaşmış oluyor.

Acar şu dikkat çekici ifadeyi kullandı:

“Biz bu fiili hileli hareket olarak kabul ediyor muyuz? Hileyi biliyoruz, 100 dolandırıcılıkta ceza veriyoruz ama hile yoksa meseleye nasıl bakacağız? Hesabını kullandıran kişi gerçekten menfaat elde etmiş mi, yoksa sadece iyi niyetli mi? Bu düzenlemeyi netleştirmemiz lazım.”

“Menfaat yoksa dolandırıcılık kastı da yoktur” tartışması

Komisyonda söz alan temsilciler, öğrencilerin, işsiz gençlerin, borç içindeki vatandaşların küçük bir yardım beklentisiyle veya tamamen iyi niyetle IBAN’larını tanıdıklarına verdiğini; ancak bu kişilerin büyük dolandırıcılık dosyalarının içinde kendilerini sanık olarak bulduğunu belirtti.

Bazı milletvekilleri şu soruyu gündeme taşıdı:

“Bir kişinin hesabından 10 kez, 20 kez, 50 kez para girmiş-çıkmış olabilir. Bu kişinin haberi yoksa, gerçekten dolandırıcılık kastından söz edilebilir mi?”

Yargıtay’ın yeni düzenleme hazırlığı var mı?

Adalet Bakan Yardımcısı Acar, Yargıtay’ın bu konuda çalışma yürüttüğünü ifade ederek:

“Bugün dolandırıcılıkta menfaatin varlığına, kastın oluşup oluşmadığına daha dikkatli bakılması gerektiğini Yargıtay da görüyor. Bu düzenlemeyi yeniden ele alabiliriz.”

dedi.

Komisyonda çarpıcı rakam: 291 bin dosya

Tutanaklara göre yalnızca İstanbul’da 5 ayrı ağır ceza mahkemesi bu suç tipiyle ilgili yoğunluk yaşıyor. Adalet Bakan Yardımcısı Acar, TCK 158/1-F ve diğer ilgili maddelerden kaynaklı toplam dosya sayısının 291 bin 379 olduğunu açıkladı.

“Hesabı kiralayanlar ayrı, mağdurlar ayrı değerlendirilmeli”

Komisyondaki ortak görüş, yeni düzenlemede şu ayrımın netleşmesi gerektiği yönünde oldu:

  1. Hesabını bilerek kiralayan, menfaat elde eden kişiler
  2. Sırf iyi niyetle ya da bilgisizlikle IBAN bilgisi verenler

Bu ayrımın yapılmaması hâlinde yüz binlerce kişinin “örgütlü dolandırıcılık” kapsamında yüksek cezalarla karşı karşıya kaldığı ifade edildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir